Mersin'de Gezilecek Yerler: Tarih, Deniz ve Doğayla Dolu Bir Gezi Rehberi
Mersin'i birkaç günde gezmeye kalkan herkes aynı şeyi fark eder: Sabah bir antik kentin sütunları arasında yürürken öğleden sonra kendinizi bir koyda, akşamüstü de Toroslar'da serin bir yaylada bulabilirsiniz. Bu rehberde Mersinde gezilecek yerler listesini tarih, deniz ve doğa diye üçe ayırdık. Amacımız size bir liste vermekten çok, rotanızı kurarken işinize yarayacak bilgileri bir araya getirmek.
Önce Haritaya Bakın: Mersin'i Bölgelere Ayırmak İşinizi Kolaylaştırır
Mersin'deki gezi noktaları kabaca sahil boyunca doğudan batıya sıralanır. En doğuda Tarsus var. Ardından şehir merkezi, yani Yenişehir ve Mezitli geliyor. Ortada Erdemli ile Silifke, en batıda da Anamur bulunuyor. Mut ve Uzuncaburç ise içeride, dağ yollarının üzerinde. Her günü bu bölgelerden birine ayırırsanız yolda geçen zaman azalır, görmek istediğiniz yerlere daha çok vakit kalır.
Mersin'in Tarihî Yerleri ve Antik Kentleri
Kızkalesi ve Korykos (Erdemli)
Mersin'in kartpostallarından eksik olmayan o kale, Erdemli'ye bağlı Kızkalesi'nde, kıyının hemen karşısındaki küçük bir adanın üzerinde duruyor. Antik çağda burada Korykos adında büyük bir kent vardı ve kalıntılarının bir kısmı bugün kıyıda duruyor. Yani tek bir noktadan hem denizdeki kaleyi hem de karadaki antik kenti görebiliyorsunuz.
Kanlıdivane (Erdemli)
Kanlıdivane'ye vardığınızda sizi ilk karşılayan şey, yaklaşık 70 metre derinliğindeki dev bir obruk oluyor. Antik adı Kanytelis olan kent bu çukurun çevresine kurulmuş. Olba Krallığı'na bağlı olan yerleşimde bazilikalar, sarnıçlar ve kaya mezarları var. Kuzeydeki nekropolde bir anıt mezar, bir de rahip kral Tarkyaris'in oğlu Teukros'un adını taşıyan yazıtlı bir kule bulunuyor.
Elaiussa Sebaste (Ayaş, Erdemli)
Ayaş'taki Elaiussa Sebaste, MÖ 2. yüzyılda küçük bir adada kurulmuş, Roma döneminde ise büyük bir liman kentine dönüşmüş. Burada küçük bir tiyatro, zemininde mozaikler olan bir kiliseyle birlikte agora, denize bakan bir tepede iki sütunu kalmış tapınak ve Kilikya'nın en zengin mezarlıklarından biri sayılan nekropol sizi bekliyor.
Uzuncaburç – Diokaisareia (Silifke)
Silifke'den kuzeye, Toroslar'a doğru tırmandıkça hava serinliyor. Yaklaşık 1.200 metre yükseklikteki Uzuncaburç, antik Diokaisareia kentinin kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Zeus Tapınağı'nın hâlâ ayakta duran sütunları, beş sütunlu Tyche Tapınağı, Roma dönemi tiyatrosu ve yaklaşık 23 metre yüksekliğindeki Hellenistik kule burada mutlaka görmeniz gereken yapılar.
Tarsus: Kleopatra Kapısı ve St. Paul Kilisesi
Tarsus'u görmek için arabaya ihtiyacınız yok, merkezde birkaç saatlik bir yürüyüş yetiyor. Kleopatra Kapısı, antik kentin üç kapısından bugüne kalan tek kapı ve adını Mısır kraliçesi VII. Kleopatra'dan alıyor. 19. yüzyılda yapılan St. Paul Kilisesi ise restorasyondan sonra 2001'de müze olarak açıldı; içerideki freskler için içeri girmeye değer. Kilise, kuyusu ve çevresindeki tarihî doku UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde.
Alahan Manastırı (Mut)
Mut'ta, Geçimli köyünün yakınında dağın yamacına yapılmış Alahan Manastırı 5. yüzyıldan kalma. Erken Hristiyanlık döneminden bölgeye kalan önemli yapılardan biri ve 2000 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor. Yol biraz uzun, ama manzarasıyla birlikte düşünüldüğünde buna değiyor.
Anemurium ve Mamure Kalesi (Anamur)
Mersin'in batı ucundaki Anamur, Anadolu'nun en güney noktası kabul edilen Anamur Burnu'nun bulunduğu yer. Burnun hemen yanındaki Anemurium antik kentinde tiyatro, hamamlar ve yüzlerce mezardan oluşan geniş bir nekropol var; mezarların bazılarında hâlâ mozaik ve duvar resimleri görülebiliyor. Biraz doğuya geçtiğinizde Mamure Kalesi'ne ulaşıyorsunuz.
Soli Pompeiopolis (Mezitli)
Şehir merkezinden çok uzaklaşmak istemiyorsanız Soli iyi bir seçenek. Bir zamanlar güçlü limanıyla Kilikya'nın önemli kentlerinden biri olan Soli, Roma döneminde Pompeius tarafından yeniden düzenlenip Pompeiopolis adını almış. Kent 525 yılındaki büyük depremden sonra terk edilmiş. Mersinliler bu alana Viranşehir de diyor.
Mersin Müzesi (Yenişehir)
Antik kentlere çıkmadan önce bir yarım günü Yenişehir'deki Mersin Müzesi'ne ayırmanızı öneririz. 2017'den beri yeni binasında olan müzede Yumuktepe, Soli Pompeiopolis ve Elaiussa Sebaste kazılarının buluntuları, Roma döneminde zeytinyağının nasıl üretildiği ve bir batık geminin yükü sergileniyor. Sonradan gezeceğiniz yerleri çok daha iyi anlamanızı sağlıyor.
Mersin'de Deniz ve Sahil Noktaları
Mersin'in kıyısında hem kalabalık şehir plajları hem de daha sakin koylar var. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın turizm merkezi olarak belirlediği Narlıkuyu-Akyar, Taşucu-Boğsak ve Anamur-Melleç, deniz için öne çıkan bölgeler.
Kızkalesi Plajı
Kalenin karşısında yüzmek, Kızkalesi'nin en sevilen tarafı. Uzun kumsal 2013 Akdeniz Oyunları'nda plaj voleybolu maçlarına da ev sahipliği yaptı. Sabah denize girip öğleden sonra Korykos kalıntılarında yürümek, burada bir günü değerlendirmenin en kolay yolu.
Narlıkuyu Koyu
Silifke sınırlarındaki Narlıkuyu küçük bir koy, ama etrafı görülecek yerlerle dolu. 1987'den beri ziyaretçi kabul eden Narlıkuyu Mağarası da, Cennet ve Cehennem obrukları da hemen yakınında. Denizle doğa gezisini aynı güne sığdırmak istiyorsanız buradan başlayabilirsiniz.
Taşucu, Boğsak ve Anamur Sahilleri
Silifke'nin Taşucu ve Boğsak kıyıları, koylarıyla daha uzun bir deniz günü planlayanlar için uygun. Batıda Anamur'un uzun sahili ve Melleç ise Anemurium ve Mamure Kalesi gezisinin arasına deniz molası koymanızı sağlıyor.
Mersin'in Doğal Güzellikleri ve Mağaraları
Cennet ve Cehennem Obrukları (Silifke)
Narlıkuyu'nun hemen üstündeki Cennet Obruğu, yeraltında akan suyun kireçtaşını oyması ve tavanın zamanla çökmesiyle oluşmuş. En derin yeri 135 metreyi buluyor. Obruğun kenarında Roma döneminden kalma basamaklar ve Bizans döneminden bir kilisenin kalıntıları var. Birkaç adım ötedeki Cehennem Obruğu ise çok daha dar ve dik; yukarıdan bakmak bile insanı etkiliyor.
Astım (Dilek) Mağarası
Cennet ve Cehennem'in kuzeybatısında kalan Astım Mağarası yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve sarkıt-dikitlerle dolu. Nemli havasının solunum yollarına iyi geldiğine inanıldığı için bu adı almış; halk arasında Dilek Mağarası diye de biliniyor.
Göksu Deltası (Silifke)
Göksu Nehri'nin denize döküldüğü yerde yaklaşık 15.000 hektarlık bir alanı kaplayan Göksu Deltası, 1994'ten beri Ramsar Sözleşmesi'yle korunuyor. Akgöl ve Paradeniz Lagünü de deltanın içinde. Burada 300'ün üzerinde kuş türü kaydedilmiş; dürbününüzü yanınıza almayı unutmayın.
Toros Yaylaları
Mersin'in yazı sıcak geçer. Kıyıdan biraz içeri, Toroslar'a çıktığınızda ise hava bambaşka. Uzuncaburç'un yanı sıra Erdemli'ye bağlı ve yaklaşık 860 metre rakımdaki Sinap gibi orman içindeki yayla mahalleleri, yürüyüş yapmak ya da sadece serinlemek için güzel bir kaçış noktası.
Gezmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Mersinde gezilecek yerler Tarsus'tan Anamur'a kadar geniş bir alana yayıldığı için rotanızı önceden planlamanız gezinizi çok kolaylaştırır. Müze ve ören yerlerinin saatleri ve ücretleri sezona göre değişebiliyor, o yüzden yola çıkmadan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmî müze sayfalarına bir göz atın. Pek çok yerde Müzekart geçerli. Yazın antik kentleri sabah erken ya da akşamüstü gezin; öğle saatlerinde gölge bulmak zor. Zemin çoğu yerde taşlık ve engebeli olduğu için rahat bir ayakkabı da şart.
Nerede Kalmalı?
Kızkalesi, Kanlıdivane, Elaiussa Sebaste ve Cennet-Cehennem obrukları birbirine yakın olduğu için rotanın ortasındaki Erdemli, konaklamak için pratik bir yer. Denize yakın kalmak isterseniz Ayaş'ta denize sıfır OtelOx Ayaş Beach Bungalov'a, yayla havasını tercih ederseniz Sinap'taki özel havuzlu ve ısıtmalı jakuzili OtelOx Sinap Bungalov'a bakabilirsiniz.
Mersin Gezisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Mersinde gezilecek yerler hangileri?
Mersinde gezilecek yerler üç ana başlıkta toplanabilir. Tarih için Kızkalesi, Kanlıdivane, Elaiussa Sebaste, Uzuncaburç, Tarsus'taki Kleopatra Kapısı, Alahan Manastırı ve Anemurium; deniz için Kızkalesi, Narlıkuyu, Taşucu, Boğsak ve Anamur kıyıları; doğa için de Cennet ve Cehennem obrukları, Astım Mağarası ve Göksu Deltası öne çıkıyor.
Cennet Cehennem obrukları nasıl oluşmuştur?
Obruklar, kireçtaşının içinden akan yeraltı suyunun kayayı zamanla oymasıyla oluşmuş. Oyulan boşluğun tavanı çökünce yerin yüzeyinde bugün gördüğümüz büyük çukurlar ortaya çıkmış. Cennet Obruğu'nun kenarında Roma döneminden kalma basamaklar ve Bizans dönemine ait kilise kalıntıları da bulunuyor.
Cennet Cehennem obrukları kaç metre derinliğinde?
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre Cennet Obruğu yaklaşık 275 metre uzunluğunda, 125 metre genişliğinde ve en derin noktasında 135 metreyi buluyor. Hemen doğusundaki Cehennem Obruğu ise daha küçük ama çok daha dik.
Astım Mağarası nerede?
Astım Mağarası Anamur'da değil, Silifke'nin Narlıkuyu Mahallesi'nde bulunuyor. Cennet ve Cehennem obruklarının yaklaşık 600 metre kuzeybatısında yer aldığı için bu üç noktayı aynı ziyarette görebilirsiniz.
Astım Mağarası astıma iyi gelir mi?
Mağaranın nemli havasının solunum yollarına iyi geldiğine dair halk arasında yaygın bir inanış var ve adını da buradan alıyor. Ancak bu bir tedavi yöntemi değil; astım ya da başka bir solunum rahatsızlığınız varsa mağaraya girmeden önce doktorunuza danışmanız daha doğru olur.
Göksu Deltası nerede, hangi akarsu oluşturuyor?
Göksu Deltası, Silifke'de Göksu Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü noktada oluşmuş. Yaklaşık 15.000 hektarlık alan 1994'ten beri Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunuyor. Akgöl ve Paradeniz Lagünü de deltanın içinde yer alıyor.
Uzuncaburç'un rakımı ne kadar?
Uzuncaburç, Silifke'nin kuzeyinde Toros Dağları'nda yaklaşık 1.200 metre yükseklikte. Bu yüzden yazın kıyıya göre belirgin şekilde serin oluyor. Antik Diokaisareia kentinin kalıntıları da bu mahallenin hemen yanında.
Kanlıdivane'nin tarihi nedir?
Kanlıdivane, antik çağdaki adıyla Kanytelis, Olba Krallığı'na bağlı bir kentti. Yaklaşık 70 metre derinliğindeki büyük bir obruğun çevresine kurulmuş. Bizans döneminde II. Theodosius tarafından yeniden düzenlenip bir dinî merkeze dönüştürülmüş; bazilikalar, sarnıçlar ve kaya mezarları bu dönemlerden kalma.
Alahan Manastırı ne zaman yapıldı?
Mut'taki Alahan Manastırı 5. yüzyılda, iki aşamada inşa edildi: ilki imparator I. Leon döneminde, ikincisi yüzyılın son çeyreğinde Zenon döneminde. Manastır 7. yüzyıla kadar kullanıldı ve 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı.
Mersin'de denize girilecek yerler nerelerdir?
Kızkalesi plajı, Erdemli ve Ayaş kıyıları, Narlıkuyu koyu, Taşucu ve Boğsak kıyıları ile Anamur'daki Melleç sahili en bilinen seçenekler. Narlıkuyu-Akyar, Taşucu-Boğsak ve Anamur-Melleç, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın turizm merkezleri arasında yer alıyor.
Mersin Müzesi nerede?
Mersin Müzesi, Yenişehir ilçesinde Gazi Mahallesi'nde bulunuyor ve 2017'den bu yana yeni binasında hizmet veriyor. Ziyaret saatleri ve giriş ücreti sezona göre değiştiği için gitmeden önce Bakanlığın müzeler portalını kontrol etmenizi öneririz.



